Bürokrasi – Max Weber

 BÜROKRASİ

MAX WEBER(1864-1920):

Max Weber, sosyolojinin kurucu babalarındandır. Weber, düşünsel ilgilerinin sentezini yapmak amacıyla sosyolojiye yönelmiş ve 1902 yılında Alman Sosyoloji Derneği’nin kurucularından birisi olmuştur.

Weber, sosyolojinin toplumsal eylemler üzerinde yoğunlaşması gerektiğine inanır.

Weber’e göre, bireyler özgürce eyleme ve geleceği biçimlendirme gücüne sahiptir.

Protestan Ahlakı ve Kapitalizm’in Ruhu adlı eserini 1905 yılında yazmış ve Ekonomi ve Toplum adlı çalışmasını tamamlayamadan 1920’de zatüreden ölmüştür.

Weber’in sosyolojik analizi, hem kendi döneminde ve daha sonra özellikle 70’lerden sonra Marx’ la tartışmasnın önemli bir kısmına temel oluşturdu.

Weber’in sosyolojik teoriye katkısı çok büyüktür. Weber; Modern devlet, kapitalist toplumlarda sınıfın doğası analizi,s osyolojik felsefe ve yöntem, toplumsal eylem ve ideal tipler üzerinde çalışmalarda ve tartışmalarda bulunmuştur.

Weber’in kapsamlı ve karşılaştırmalı analizi onun din, bürokrasi ve özelde kapitalizm üzerindeki çalışmaların temelini oluşturur.

FİKİR

Weber, bürokrasi üzerine yazılarında, modern sanayi toplumunun temel özelliklerini belirlemeye ve Batı kapitalizminin temel ruhu ve dinamiğini kavramaya çalışır.

Weber’in ideal tip olarak klasikleşmiş bürokrasi analizi, gelişmiş sanayi toplumlarının karakteri ve sosyolojik araştırmanın doğası konusundaki üç temel görüşünün somut uygulamasıdır:

Kapitalist-kominist- sanayi toplumlarının temel özelliği olarak rasyonelleşme eğilimi, eylem ve planlama biçiminin değişimi. Bürokratikleşme sanayileşmiş güce, örgütlü bir topluma doğru genel gelişme eğiliminin klasik örneğidir. Biz organizasyonlar içinde doğmakta, organizasyonlar içinde eğitilmekte ve çoğumuz hayatımızın büyük bir kısmını organizasyonlar için çalışarak geçirmekteyiz. Boş zamanlarımızın çoğunu organizasyonlara ödeme yaparak, onlar içinde oynayarak ve dua ederek geçirmekteyiz. Çoğumuz bir organizasyon içinde ölmektedir ve gömülme zamanı geldiğinde bütün bu organizasyonların en büyüğünün -devletin- resmî iznini almak zorundayız.

Modern toplumda güç rasyonel bir temele sahiptir. Weber’e göre; modern toplumun temelini hukuki otorite, insanlardan ziyade yasalar tarafından yönetilme oluşturur. Bürokrasi bu kişisel olmayan tarafsız gücün bir örneğidir. Bürokratlar önyargı ve tutkulardan uzak davranırlar, kanunları herkese eşit uygularlar ve kendileri de daha üst olan hükümete tabiidirler. Weber’e göre, günümüzdeki memurlar, görevi ne olursa olsun sadece büro içinde kendi altlarına uygulamada bulunabilirler, büro dışında böyle bir hakları yoktur. Büro dışında hiçbir meşru güce sahip değillerdir. Büro içerisinde üstlerinden gelen emirlere uyan ve itaat gösteren hizmetkarlardır.

Sosyolojik analiz ve karşılaştırmanın temeli olarak ideal tiplerle ilgili modelleri kullanma.

Weber ‘bürokrasi’yi, büyük çapta idari görevler ve örgütsel hedeflere ulaşmak için, çok sayıda bireyin çalışmasını rasyonel bir biçimde koordine etmek amacıyla tasarlanmış hiyerarşik örgütsel bir yapı olarak tanımlar.

Weber ideal veya saf bürokratik tipin 5 özelliğinden bahseder:

Uzmanlaşmış bir iş bölümü. Her alanda, her memur açıkça tanımlanmış bir sorumluluk alanına sahiptir.

Her alt düzey memurun kendinden daha üst konumda olan memurun kontrol ve gözetimi altında olduğu bir hiyerarşi bulunmaktadır.

Memurların eylemini düzenleyen ve onların güçlerinin sınırlarını kesin olarak çizen düzenlemeler yönetimi vardır. Bu yönetim, çalışanlarını sıkı bir disipline zorlar ve merkezi denetimi dayatır.

İdeal memur, kişilere veya kendi duygularına aldırmadan, sadece kurallara uygun yaşar.

Göreve atanan memurların seçiminde ve memurların terfiinde liyakat ön plandadır.

Özel ve resmi gelir ve hayat birbirinden ayrılır. Resmi faaliyeler özel hayattan ayrıdır.

Weber’e göre bu özellikler, modern bürokratik örgütlenmeyi rüşvet, adam kayırma ve kişisel iltimasın bol olduğu önceki yönetim biçimlerinden ayırır.

Weber’e göre bu sistem, kişisel ilişkiler ağına değil de bir görevler hiyerarşisine dayandığı için en etkili ve teknik bakımdan en üst organizasyon biçimidir.Bürokrasi Weber’e göre kişisellikten arındıkça daha etkili hale gelecektir. Böylece mevcut görevlilerin yerini yeni memurlar topluluğu alacağı için sistem önceki gibi işlemeyi sürdürecektir.

Weber’in bürokrasi analizi aynı zamanda güç ve otorite analizidir. Geçmişte otorite gelenek ve kişiliğe dayanırken, modern otorite Weber’e göre, rasyonelliğe, hukukun tarafsız gücüne ve uzman kişilerin üzerinde birleştiği kurallara dayanır.

Weber, bürokrasiyi en saf ve en etkili hukuki otorite, yönetim ve siyasal kontrol biçimi olarak görmüştür. Çünkü geleneksel otoriteye göre daha disiplinli ve güvenilirdir.

Weber’in babası tanınmış bir bölge avukatı ve liberal bir siyasetçiydi. Bu durum Weber’in rasyonelleşme araştırmasında ve devlet ve bürokrasiye hayran olmasında etkili olmuştur. O liberal demokrasiye inanmış, fakat doğrudan demokrasiyi veya halk iradesi düşüncesini tamamen reddetmiştir. “İnsanın insan üzerindeki egemenliğini ortadan kaldırmayı amaçlayan bütün idealler ona göre ‘ütopya’dır.

KAVRAMSAL GELİŞİM

Bürokrasi, modern toplumun temel bir boyutu ve gerçeğidir. Büyük bürokrasilerden bir bölümü kamu sektöründedir. Ancak halk kitlesinin tüketim ihtiyaçlarını karşılamaya ve karlarını yeterince artırabilmek için maliyetleri düşürmeye  çalışan özel sektörler bile büyük ölçüde bürokratikleşmiştir.

Weber’in idal tip bürokrasisi modern bürokrasinin temel özelliklerini belirlemek ve açıklamak için tasarlanmıştır.

Bürokratik Etkililik

Weber’in bürokrasisine karşı pek çok yazar ideal tipin idari zayıflıklarını vurgulamıştır. Bürokrasiler yeni koşullara, yeni inisiyatiflere hızlı ayak uydurabilme yetersizlikleriyle dile düşmüşlerdir. İdeal tipin idari zayıflıklarını vurgulayan bazı kişiler ve düşünceleri şöyledir:

-Robert Merton: bürokrasinin olumsuz işlevi olduğunu düşünür. Özellikle bürokratların kurallar ve düzenlemelere kölece bağlılıkları, tutuculukları, değişme korkuları ve vatandaşlara karşı remi tutumlarına işaret eder.

-Peter Blau: yapmış olduğu çalışmalarda çalışanlar tarafından informal tekniklerin resmi yönetmeliktekilerden çok daha fazla etkili olduğunu gösterdi.

-Michel Crozier: çalışanların kuralları çoğu kez nasıl göz ardı ettikleri ve esnettiklerini, onlara nasıl sadece sözde destek verdiklerini ancak uygulamada malumatları nasıl çarpıttıklarını gösterdi.

Demokratik Hesap Verebilme

Weber ,bürokrasinin teknik üstünlüğünü överken aynı zamanda memur sınıfının gücünün ve bu kurumsallaşmış gücün çalışanları köleleştirmekle kalmayıp demokrasi içinde tehlike olduğunun farkındadır. Weber, yukardan gelen emirlere mecburen uyan ruhsuz uzmanlar yaratan hiyerarşik kontrol tehlikesini de görmüştür.

Weber bu tehlikenin farkındaydı ve bu ikilemin Parlemento tarafından kontrolü ve düzenli hesap verme ile çözüleceğini düşünüyordu. Nitekim gerçekte bürokrasi Weber’in tasvir ettiği türden etkin planlama ve demokratik örgütlenme modelinden çok uzak olduğunu kanıtlamıştır. Weber’in endişesi olan, toplumun örgütlenmesinin daha bürokratik nitelik kazanma ihtimali de gerçekleşmiştir.

Weber ,bürokrasiyi olumlu bir biçimde ve en üst organizasyon biçimi olarak tasvir etse de, bürokratik bir toplumda bireysel özgürlüğün ortadan kalkmasından korkar. Weber’in gelecek tasavvuru oldukça kötümser ve hatta kadercidir. Bireye ve karizmaya inancına rağmen, bürokratikleşmeyi kaçınılmaz olarak görür.

Kavram Martin Slattery’in, (2007, Sosyolojide Temel Fikirler, Çev. Ümit Tatlıcan, Sentez Yay: Bursa) kitabından özetlenmiştir.

Hazırlayan: Sema Çınar

YORUM GÖNDER.