Davranış Bilimi Olarak Din Sosyolojisi

Bir varlığı tanımlayabilmek için o varlığı kendi dışındaki varlıklardan ayırt etmek lazımdır. Bu da tanımlanacak varlığın temel özelliklerini belirtmekle mümkün olur. Felsefe tarihinde insan ile ilgili tanımlar da İnsanı diğer varlıklardan ayıran 5 temel özellik zikredilir. Bunlar;

  1. Akıl
  2.  Düşünme
  3.  Konuşma
  4.  Alet yapma
  5.  Sosyal hayat sürmedir.

Bunlara insanın inanma özelliğini de katılmak gerekir. Zira insanın olaylara objelere karşı insan olma özelliğinden doğan negatif veya pozitif eğilimleri mevcuttur. Din sosyolojisinin konusuna da bir dine mensup olan dindarın (akıl sahibi) davranışları ve bu dindarlık davranışları ile toplum ilişkisinden Doğan yapısallaşmış davranışlar girmektedir.

İnsanda Biyolojik psikolojik ve sosyal olmak üzere üç tür davranış gözlemlenmektedir.

*Bir davranışın sosyal davranış haline gelebilmesi için Ferdi’den çıkıp fertler arası sürekli ve düzenli bir yapı kazanması lazımdır.

Bu nedenle dinin tek bir fert teki tezahürleri din psikolojisinin, fertler arası yapısallaşmış durumları ise din sosyolojisinin konusuna girer. Bir bilim olarak din sosyolojisi iyi-kötü güzel-çirkin faydalı-faydasız suçlu-suçsuz gibi değer yargısı vererek dini ve dinleri araştırmak dolayısıyla din sosyolojisi din ile sosyal olanın karşılıklı etkileşimini ve bu etkileşimden Doğan davranış tipleri ve modellerini tasvir eder. Olması gerekeni değil olanı araştırır. Mesela İslam dini bilimsel değer yargısı dâhil bütün değer yargılarına kendi günah ve sevap değer yargıları çerçevesinde bakış açısına sahiptir. Güzel bir kadın heykeli sanat değeri taşıyabilir. Ancak din bunu ahlaki açıdan değerlendirebilir veya bir bilimsel buluş insanlara ve insanlığa zarar verecek şekilde kullanılıyorsa mesela atom bombası din buna olumsuz değer atfedebilir.

 

Buradan hareketle bir davranışın sosyal davranış olabilmesi için 2 şartı ihtiyaç olduğu ortaya çıkmaktadır bunlar;

  1. Fertler arası karşılıklı haberdarlık (etkileşim ve iletişim)
  2. Mensubiyet duygusu yani Grup şuuru dur.

Bu özellikleri ile sosyolojinin konusuna giren sosyal davranış birbirinden haberdar olan ve birlikte mensubiyet duygusuna sahip en az iki insanın davranışlarıdır.

Din sosyolojisinin Konusu ise bir dine mensubiyet duygusu içerisinde bulunan kişilerin birbirleriyle ve grup dışındakilerle ilişkilerinden doğan sosyal davranış kalıplarıdır.

Sosyal davranışlar bir sosyal davranış düzlemi meydana getirirler Dolayısıyla Sosyolojinin konusunu oluşturan sosyal davranış düzlemi gerçektir tarihi varlık alanı içerisinde mevcuttur. Ancak algılanabilmesi belli bir zaman sürecine ve ölçülebilir mekâna ihtiyaç gösterir. Tüm bunlardan hareketle sosyoloji konusu itibariyle pozitif bir bilim olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hans Freyer’ın deyimi ile sosyoloji olması gerekenin değil olanın ilmidir.

Sosyoloji bir davranış bilimidir ama Max Weber’in deyimi ile insanın sosyal davranışlarının anlaşılır ilmidir, Pareto ya göre sosyoloji bir davranış bilimidir ancak insanın mantık dışı davranışlarının ilmidir Durkheim ise sosyoloji sosyal münasebetlerini olarak tanımlamaktadır.

 

Dikkat edilecek olursa Weber sosyal davranışı insana özgü davranıştan başlamakta, Durkheim davranışın bir sonraki aşamasından, Pareto ise mantıklı ve mantıklı oluşturulmaya davranıştan hareket etmektedir. Demek ki bilim adamı olarak sosyoloğun görevi bu mantık dışı davranışları anlamak ve açıklamak için sosyolojik bir bilgi toplamak ve toplanan bilgileri sistematize edip anlamak ve açıklamaktır. Mesela Afrika yerlilerinin bir dinini seyreden birisi buradaki davranışları mantıksız olarak niteleyebilir Halbuki bu davranışların bu ayın içerisinde bir anlamı vardır ve kendi içerisinde tutarlıdır, aynı şekilde bir Müslüman kilisedeki ibadet eden kişileri ve bu ayındaki davranışları mantıksız bulabilir .Nitekim bir Hristiyan da camide Bir Müslümanın namaz kılmasını cemaat davranışını mantıksız olarak değerlendirebilir ancak bir bilim adamı sosyolog bu davranışlara mantıksız olarak bakamaz .Dolayısıyla bilim adamının yapacağı iş bunları kendi içerisinde anlayıp açıklamaktır.

Not: Makale Editörlüğünü Niyazi Akyüz ve İhsan Çapçıoğlunun Yaptığı Din Sosyolojisi Kitabından özetlenmiştir.

Yusuf YARALIOĞLU

AYBÜ Din Sosyolojisi Doktora Öğrencisi

 

YORUM GÖNDER.