Türkiye’de Din Sosyolojisi

                                   TÜRKİYE’DE DİN SOSYOLOJİSİ

Batıda din sosyolojisinin ortaya çıkışıyla Türkiye girişi de birbirine yakın tarihlere denk düşmektedir. Hristiyan medeniyetine mensup olan bir toplum ve kültür yapısı içerisinde din sosyolojisi bağımsız ve sistematik bir bilim haline gelmiştir. Bu yüzden Türkiye’de din sosyolojisinin tarihsel sürecinin tespiti büyük önem taşır. Türkiye bir taraftan batı dünyasıyla ilişkilerini sürdürürken diğer taraftan İslam dünyasıyla ilişkisi olduğu için din sosyolojisi hakkında bilgi verecektir. Din sosyolojisinin Türkiye’deki seyrine ilişkin değerlendirmeler söz konusudur.

KURUMSALLAŞMA SÜRECİNE KADAR DİN SOSYOLOJİSİ ÇALIŞMALARI

  • Türkiye’ye Din Sosyolojisi’nin Girişi ve İlk Çalışmalar:

Din sosyolojisinin Avrupa’da ortaya çıkışı ile ülkemize girişi arasında büyük bir zaman farkı yoktur. Sosyolojinin Türkiye’ye girişi toplumsal sorunların yaşandığı zamanda ortay çıktığı için sosyal bilimin toplumsal sorunlara çare gibi görünmesine yol açmıştır. Osmanlı nasıl batı teknolojine hayranlıkla bakıyorsa sosyal bilime de aynı şekilde kurtarıcı gözüyle bakıyordu. Dini düşünceyi toplumsal evrimin geri basamağı olarak kabul eden evrimci sosyolojik düşüncenin Osmanlılar tarafından kabulü zordu ancak sorunların çözümü için zorunlu olarak kabul etmeleri gerekiyordu. İlk Türk sosyolog Mehmet İzzet de ve Necmettin Sadak da bu görüşü vurgulamış ve tartışmıştır. Ülkemizde din sosyolojisiyle ilgili düşünceler önce batıda bu konuda yazılmış temel eserlerin tercümeleriyle başlamıştır. Ahmet Şuayp Bey, Bedri Nuri, Prens Sabahaddin, Celal Nuri, Mehmet İzzet gibi sosyologlarımız bu bilimin doğuşuna katkı sağlamışlardır. Konuyla daha ciddi ve sistematik olarak ilgilenen Ziya Gökalp’tir. Ülkemizde sosyoloji üzerine ilk telif eserde kendisine aittir. Fıkhı bile sosyolojik olarak değerlendirmeye çalışmıştır. İsmail Hakkı Baltacıoğlu ve Hüseyin Cahit bu çalışmalara katılmıştır. Hilmi Ziya Ülken din sosyolojisi eserini yazmıştır. Z. Fahri Fındıkoğlu araştırma alanıyla din sosyolojisine katılmıştır, İslami sosyolojiye doğru adım atmıştır.

  • İkinci Dünya Savaşı Sonrası Din Sosyolojisi ’ne Katkılar:

Sabri F. Ülgener din sosyolojisine yeni bir soluk getirir. Bütün eserlerinde odak kavramı ‘zihniyet’tir. Din sosyolojisine diğer katkısı ise iktisat zihniyetinin birbirinden farklı olabileceği tezini İslam ile örneklendirmesidir. Şerif Mardin İngilizce ders notlarını Türkçeye çevirerek kitap haline getirmiştir. Erol Güngör dinin sosyolojik olarak incelenebileceğini göstermeye çalışmıştır. İslam’ın uyanışı, Avrupa, Hristiyanlık ve İslam, İslam hukukunun meseleleri, İslam, Milliyetçilik ve Sosyalizm, Allah’ın ipine sarılmak kitaplarındandır. Güngör, makaleleriyle din sosyolojisinin kurumsallaşmasına önemli katkılarda bulunmuştur. Gazetecilerden Ruşen Çakır dini hayatın kamuoyuna mal oluş yansımalarıyla eserleri önemli bilgilerin derlenmesini sağlamıştır.

DİN SOSYOLOJİSİ’NİN KURUMSALLAŞMA SÜRECİ

  • Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Din Sosyolojisi Geleneğinin Oluşum Süreci:

1949 yılında Ankara Üniversitesi kurulan ilahiyat fakültesi ve din sosyolojisi alanını çalışmalarına başlamıştır. 1980’li yıllara kadar bu bilim ilgi görmemiştir. 1982 yılından itibaren yüksek İslam yüksek İslam enstitüsünün ilahiyat fakültesine dönüştürülmesi 1980’li yılların sonlarından itibaren kanuna dayalı olarak açılan ilahiyat fakülteleriyle birlikte şuanda 50’den fazla fakültede bu alan vardır. Akademik çalışmalara bir hareket kazandırmıştır. M. Karasan din sosyolojisi derslerini ilk defa vermiş ve ders notları akademik açıdan ilk din sosyolojisi eseridir. Din sosyolojisinin en önemli çalışması H. Freyer’ in derslerinin kitap olarak yayınlanmasıyla ortaya çıkmıştır. İlk akademisyen din sosyoloğu M. Toplamacıoğlu’nun kitapları ve makaleleri din sosyolojisinin gelişiminde teorik metodoloji empirik açıdan önemli rol oynamıştır. M.R. Ayas dini grupların ülkemizde ortaya çıkışının sosyolojik arka planını araştırmıştır. Onun bu konudaki doktora tezi din sosyolojisi kürsüsünün ilk doktora tezlerinden biridir. U. Günay Türkiye’de din sosyologlarının yetiştirilmesine öncülük etmiştir. Le Bras sosyoloğun tasviri sosyografinin ilk adımı olabileceğini bu adımın tipolojiyle tamamlanmasının şart olduğunu savunmaktadır.

Türkiye’de bilimsel disiplin olarak kurumsallaşma sürecine girmesi çok yakın tarihlere uzanan Türk din sosyolojisi, akademik olarak sayıları hızla artan bilimsel araştırmalarla gelişimini sürdürmektedir. Bugün ülkemizdeki din sosyologları web sitesi gibi iletişimi dergi gibi yayım, yıllık sempozyumlar gibi tartışma faaliyetleri içindedir.

Not: Bu yazı Editörlerin,in Prof.Dr. İhsan Çapçıoğlu ve Prof.Dr.Niyazi Akyüz’ün yaptığı Din Sosyolojisi El Kitabından özetlenmiştir.

BURCU TÜRK

AYBÜ- Din Sosyolojisi Y.L. Öğrencisi

YORUM GÖNDER.