<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>emile durkheim | Din Sosyolojisi</title>
	<atom:link href="https://dinsosyolojisi.com.tr/etiket/emile-durkheim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dinsosyolojisi.com.tr</link>
	<description>Din Sosyolojisi Hakkında</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Mar 2020 21:25:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.3.18</generator>

<image>
	<url>https://dinsosyolojisi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/favicon1.png</url>
	<title>emile durkheim | Din Sosyolojisi</title>
	<link>https://dinsosyolojisi.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Toplumsal Dayanışma &#8211; Emile Durkheim</title>
		<link>https://dinsosyolojisi.com.tr/toplumsal-dayanisma-emile-durkheim/</link>
				<comments>https://dinsosyolojisi.com.tr/toplumsal-dayanisma-emile-durkheim/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 29 Mar 2020 05:39:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Özer]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[emile durkheim]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Dayanışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://dinsosyolojisi.com.tr/?p=6486</guid>
				<description><![CDATA[<p>EMİLE DURKHEİM VE  TOPLUMSAL DAYANIŞMA Durkheim ’a göre sosyolojinin amacı: Toplumu koruyacak koşulları belirlemektir. Toplum Durkheim ’a göre özünde korunması ve doğal yollardan gelişmesi gereken ahlaki bir gerçekliktir. Sosyolojinin geçmişte ve günümüzde uğraş alanı olduğu şey toplumsal düzen Durkheım’ın söylemiyle Toplumsal Dayanışma problemidir. Durkheım’ın böyle bir problemle uğraşma nedeni, yaşadığı dönemde meydana gelen siyasal karışıklıklar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://dinsosyolojisi.com.tr/toplumsal-dayanisma-emile-durkheim/">Toplumsal Dayanışma – Emile Durkheim</a> first appeared on <a href="https://dinsosyolojisi.com.tr">Din Sosyolojisi</a>.</p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><em>EM</em><em>İ</em><em>LE DURKHE</em><em>İ</em><em>M VE</em>  TOPLUMSAL DAYANIŞMA</p>
<ul>
<li><strong><em>Durkheim ’a göre sosyolojinin amacı:</em></strong><strong> Toplumu koruyacak koşulları belirlemektir. Toplum Durkheim ’a göre özünde korunması ve doğal yollardan gelişmesi gereken ahlaki bir gerçekliktir.</strong></li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Sosyolojinin geçmişte ve günümüzde uğraş alanı olduğu şey toplumsal düzen Durkheım’ın söylemiyle Toplumsal Dayanışma problemidir. Durkheım’ın böyle bir problemle uğraşma nedeni, yaşadığı dönemde meydana gelen siyasal karışıklıklar ve kentsel ayaklanmaların yaşanması olabilir.</strong></li>
<li><strong>Durkheim’ın çalışmaları genellikle, toplumsal düzenin nasıl kurulduğu ve varlığını nasıl sürdürdüğü, özellikle yoğun ve hızlı bir değişme döneminin ardından nasıl yeniden kurulduğu, kırsal toplulukların kitlesel sanayi-kent toplumlarına doğru nasıl evrimleştiğinin analizi yapma yönündeydi.</strong></li>
<li><strong>Durkhem’ın ilk temel eseri Toplumda İş Bölümü’nü toplumsal dayanışma konusuna ayırdı:</strong></li>
</ul>
<p>Durkheım geleneksel toplumların basit sosyal yapılarını modern toplumların karmaşık iş bölümüyle karşılaştırmak ve analiz etmek için iki toplumsal düzen biçimine ayırdı. Bunlar;</p>
<p><em>-Mekanik  Dayanışma</em></p>
<p><em>-Organik Dayanışma</em></p>
<ul>
<li>Geleneksel toplumlarda ilişkiler özellikle yüzyüze veya mekaniktir. İş bölümü çok basittir. İnsanların çoğunluğu genellikle aynı işi yapar. İnsanlar genellikle ya avcıdır veya çiftçidir.</li>
<li>Mekanik Dayanışmalı toplumlarda, ortak hayat tarzı, herkes tarafından bilinen ve uygulanan ortak adetler vardır.</li>
<li>Durkheim&#8217;ın ‘consdence collective&#8217; olarak adlandırdığı temel ortak bir konsensüs vardır: bu terim genellikle &#8216;ortak bilinç&#8217; veya kollektif bilinç&#8217; olarak çevrilir ve toplumsal dayanışmanın üzerine kurulduğu ve bireylerin davranışlarını düzenleyen ve kontrol eden ortak bir ahlâk veya değerler topluluğunu çağrıştırır, Mekanik toplumlarda kollektif bilinç tamamen hâkim konumdadır. Bireyselliğe çok az yer verilir. Toplumsal farklılıklar çok azdır. Özel mülkiyet kavramı neredeyse hiç yoktur.</li>
<li>Mekanik toplumlarda, bireylerde meydana gelen bireysel sapmalara şiddetle karşı çıkılır.</li>
</ul>
<p><a href="http://andcenter.org/wp-content/uploads/2018/03/red.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1272" src="http://andcenter.org/wp-content/uploads/2018/03/red-300x143.jpg" alt="" width="300" height="143" /></a></p>
<p>Toplumlar gelişip modernleşirken, sanayi ekonomileri ve iş bölümleri gelişir ve insanlar kırdan kente göç etmeye başlarlar ve mekanik dayanışma topluma dar gelmeye başlar. Farklı meslekler, hayat tarzları ortaya çıkar ve benzerlikler farklılaşmaya, homojenlik heterojenleşmeye başlar.</p>
<p>Kollektiflik yerini bireyselliğe bırakır. Ortak mülkiyet yerine özel mülkiyet alır. Toplumcu sorumluluk yerine bireysel haklar ,ortaklaşalık yerine sınıf ve statü farklılıkları geçmeye başlar.Güç ve otorite aile ve kiliseden hukuk ve devlete geçer.</p>
<p>Durkheim için organik dayanışmanın özünü kompleks iş bölümü oluşturur. Durkheım’a göre, modern ekonomik toplumların temelini, karşılıklı ekonomik bağlılığın yanı sıra ,kaşılıklı çıkar, hayata kalabilmek ve başarı sağlayabilmek için karşılıklılık ve iş birliği oluşturur.</p>
<p>Durkheım’a göre: mekanik toplumlarda birey ve kollektif bilinç gerçekte aynı şeyi anlatırken, organik toplumlarda ikisi birbirinden farklı şeylerdir ve çoğu kez çatışma içindedir. İki temel toplumsal düzen tipi ve buna bağlı olarak iki temel ahlak belirleyen Durkheim, mekanik dayanışmadan organik dayanışmaya geçişi bilimsel olarak gözlemleyip ölçmeye çalışmış ve bunu yaparken de araç olarak hukuku kullanmıştır.</p>
<p>Ahlaki olgular kolayca gözlemlenemezken, hukuk kuralları ahlaki değerlerin biçimsel bir ifadesi oldukları için ölçülebilirler. Her yasa yaptırım içerir ve Durkheim iki zıt yaptırım biçimi belirler:</p>
<ol>
<li>Özgürlüğünü veya hayatını kaybetmek gibi ceza ve acı içeren cezalandırıcı yaptırımlar: Durkheim’a göre cezanlandırıcı yaptırımlara dayalı hukuk kuralları geleneksel toplumlara hakim olan temel güçlü kollektif bilinç tipini yansıtır.</li>
<li>Yurttaşlık hukuku ve genel hukukta olduğu gibi, cezadan ziyade uyumu içeren, meseleleri ihlal edilmeden önceki haline getirmeyi amaçlayan yaptırımlardır. Bu hukuk daha modern toplumların organik dayanışmanın ve onların sözleşmeye dayalı ihtiyaçlarının yansımasıdır.</li>
</ol>
<p>KAVRAMSAL GELİŞİM</p>
<ul>
<li>Toplumsal dayanışma kavramı Durkheım’dan sonrada işlevselci yazıların ana temasını oluşturur. Durkheim’ın toplumsal değişmenin nedenleri, etkileri ve kaynakların bilimsel analiz etme ve gözlemleme girişimi, anomi, intihar ve din üzerine birçok araştırmaya ilham kaynağı olmuştur.</li>
<li>Durkheım’ın İntihar çalışması, toplumsal dayanışma ve anomi analizinin somut örneğidir.Ona göre intihar oranları toplumsal dayanışmayla ters orantılıdır.T oplumsal dayanışma düzeyi düştükçe intihar oranları yükselir.</li>
<li>Sağlıklı toplum dayanışmanın yüksek olduğu ve hastalıklı toplum da anominin kargaşaya yol açtığı ve toplumsal düzenin işleyişinin bozulduğu toplumdur. Ona göre, devlet görevlilerinin rolü doktorunkine benzer. İyi bir hijyen ortamı sağlayarak hastalığın ortaya çıkmasını engellemek veya hastalık ortaya çıktığında onu tedavi etmeye çalışmak.</li>
<li>Durkheım: yapıya ve toplumsal düzenin işleyişine değil, toplumun temel ahlaki düzenine ,bireysel davranışı belirleyen kurallar sistemine odaklanır.</li>
</ul>
<p>Durkheım’ın toplumsal dayanışma kavramı ve bu kavramın sosyolojik teori ve araştırmada kullanma biçimi eleştirilmiştir. Yapılan eleştiriler  şunlardır:</p>
<ul>
<li>Durkheım bütün toplumların aynı evrimci yolu izleyeceklerine inancı vardır. Bu inanç toplumsal ve tarihsel olarak geçersizdir.</li>
<li>Toplumsal dayanışma kavramı toplumsal düzeni analiz etmek için temel bir çerçeve sağlasa bile, toplumsal değişme ve çatışmayı açıklayacak derinlikte değildir.</li>
<li>Durkheım ayrıca organik dayanışmayla karşıtlık içindeki mekanik dayanışmayı ölçecek bir temel ararken, cezalandırıcı ve iade edici hukuk arasındaki aykırılıkları abartığı için de eleştirilmiştir. Onu eleştirenler: çoğu modern devletin kendi otoritesini güçlendirmek ve bireysel hakları baskı altına almak için büyük ölçüde cezalandıcı hukuk kurallarına başvurmalarını örnek göstermişlerdir.</li>
</ul>
<p>Bütün yapılan eleştirilere rağmen Durkheım, sosyolojiyi saygın ve saygıdeğer bir disiplin haline getirmiştir.19.yy’da sosyolojinin doğuşuna yardımcı olan üçlüden birisi olmuştur.</p>
<p><em>Kavram Martin Slattery&#8217;in, (2007, Sosyolojide Temel Fikirler, Çev. Ümit Tatlıcan, Sentez Yay: Bursa) kitabından özetlenmiştir.</em></p>
<p>Hazırlayan: Sema Çınar</p><p>The post <a href="https://dinsosyolojisi.com.tr/toplumsal-dayanisma-emile-durkheim/">Toplumsal Dayanışma – Emile Durkheim</a> first appeared on <a href="https://dinsosyolojisi.com.tr">Din Sosyolojisi</a>.</p>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://dinsosyolojisi.com.tr/toplumsal-dayanisma-emile-durkheim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Emile Durkheim (1853-1917) Fonksiyonel Din Sosyolojisi</title>
		<link>https://dinsosyolojisi.com.tr/emile-durkheim-1853-1917-fonksiyonel-din-sosyolojisi/</link>
				<comments>https://dinsosyolojisi.com.tr/emile-durkheim-1853-1917-fonksiyonel-din-sosyolojisi/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 28 Mar 2020 20:23:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Teorisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[emile durkheim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://dinsosyolojisi.com.tr/?p=6358</guid>
				<description><![CDATA[<p>Emile Durkheim(1853-1917) Fonksiyonel Din Sosyolojisi Durkheim, bir zamanlar Doğu Fransa’ya ait olan, ancak Fransa-Prusya Savaşı’ndan sonra Prusya tarafına geçen Epinal, Alsace-Laorraine’de dünyaya geldi. Bu olayı izleyen ulusal aşağılanma ve toplumsal düzensizlik, muhtemelen, onun toplumsal dayanışmaya ilgisini bir ölçüde açıklar. Babası Musevi bir dini liderdi ve Durkheim’in babasının izinden gideceği düşünülüyordu; ancak o ergenlik çağında Katolikliğe [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://dinsosyolojisi.com.tr/emile-durkheim-1853-1917-fonksiyonel-din-sosyolojisi/">Emile Durkheim (1853-1917) Fonksiyonel Din Sosyolojisi</a> first appeared on <a href="https://dinsosyolojisi.com.tr">Din Sosyolojisi</a>.</p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Emile Durkheim(1853-1917) Fonksiyonel Din Sosyolojisi</strong></p>



<p>Durkheim, bir zamanlar Doğu Fransa’ya ait olan, ancak Fransa-Prusya Savaşı’ndan sonra Prusya tarafına geçen Epinal, Alsace-Laorraine’de dünyaya geldi. Bu olayı izleyen ulusal aşağılanma ve toplumsal düzensizlik, muhtemelen, onun toplumsal dayanışmaya ilgisini bir ölçüde açıklar. Babası Musevi bir dini liderdi ve Durkheim’in babasının izinden gideceği düşünülüyordu; ancak o ergenlik çağında Katolikliğe geçti ve sonra da bilinemezci oldu. Dönemin seçkin okullarında Ecole Normale Superior’da parlak bir öğrenci olduğunu kanıtladı ve buradan 1882’de mezun oldu. Bütün ilgisini akademik alana yoğunlaştıran Durkheim, Almanya’da kaldığı dönemde sadece cumhuriyetçilerin fikirlerinden değil, sosyal bilimler ve fizyolojideki gelişmelerden de etkilendi. 1887’de bir Fransız Üniversitesi olan Bourdeaux’da ilk sosyal bilim görevine atandı. Durkheim temel çalışmalarından çoğunu 1887-1902 yılları arasında üretti ve yeni “toplum bilimi” hakkında bilgi edinmeye hevesli birçok önemli öğrencisi oldu. Durkheim 1902’de Paris’e davet edildi ve sonradan Sorbonne Üniversitesi’ne Eğitim ve Sosyal Bilimler Profesörü olarak atandı ve sosyolojide ilk kürsü sahibi kişi oldu. Uzun süre L’Annie Sociologie dergisinin editörlüğünü yaptı; dergi bu yeni disiplinin akademik statüsünü yükselten ve geliştiren sosyologların temel yazılarından oluşan yıllık bir derlemeydi. Durkheim tek oğlunu Birinci Dünya Savaşı’nda kaybetti ve acısı kuşkusuz 15 Kasım 1917’de 55 yaşında bir kalp krizinden ölmesinde etkili oldu.</p>



<p>Fransız sosyoloğu E. Durheim ve O’nun önceliğinde gelişen “Fransız Sosyoloji Ekolü” nün din sosyolojisi tarihinde ayrı bir yeri vardır. Bu durumun nedeni, her şeyden önce Durkheim’in sosyoloji anlayışının, metafizik ve teolojik verilerin yerine objektif prensipleri geçiren pozitivistlerin, tarih felsefesi ve sosyolojiyi metot olarak aynı sayan doktrininden ayrılmasıdır. Bu nedenle Durkheim’i pozitivist sosyoloji ve felsefeye tepki gösterenler arasında saymak gerekir. Bununla birlikte Durheim, dinin doğası konusunda A.Comte’la aynı görüşü paylaşmışlardır. Çünkü Durheim, dinin kökenini ve başlangıcını tamamen sosyal şartlardan hareketle rasyonel olarak açıklama iddiası, A.Comte ve onun yolundan giden pozitivistlerin anlayışına dayanan eğilim etrafında toplanmış bulunmaktaydı. Pozitivist ekolden etkilenmesine rağmen, bu ekolü köklü bir şekilde değiştiren Durkheim, toplumu bütün sosyal olguların temeline yerleştirmiştir. Ona göre bir sosyal olay ancak başka bir sosyal olayla açıklanabilir.</p>



<p>Durkheim’in din sosyolojisine en önemli katkılarından birisi, “kollektif bilinç”, “kollektif ahlaki bilinç” ve “sosyal bilincin” doğuşunda dinin oynadığı rolü incelemesidir. O’na göre din, toplumsal bütünleşmenin vazgeçilmez şartıdır. Eğer din ve dini değerler yozlaşır ve ortadan kalkarsa toplum sahip olduğu en değerli gücünü kaybetmiştir. Durheim’in din anlayışının ateist veya agnostik olduğu belirtilir. Ancak onun için dinin nihai olarak doğru olup olmadığı önemli değildir. İşlevi olan bir kurum canlılığını sürdürür. Aksi takdirde ya yok olur ya da yeni bir biçime bürünür.</p>



<p>Durkheim, “Din Hayatının İlkel Biçimleri”(Les Formes Elementaires de la Vie Religieuse 1912) adlı eserinde bilgi sosyolojisinin temellerini atmış ve bilgi sosyolojisi ile din sosyolojisi arasında yakın ilişkiyi gözler önüne sermiştir. Bu yaklaşım çerçevesinde, Durkheim’e göre, gerçekte düşüncemizin içeriği gibi formu da sosyal, dolayısıyla dinidir. Eşyayı idrak etmek için düşüncemizin kullandığı kategoriler olan zaman, mekân, sebeplilik gibi kavramların oluşumunda din rol oynamaktadır. Çünkü Durheim’e göre din, insanın kendisine ve dünyaya ilişkin olarak elde ettiği ilk düşüncelerin kaynağıdır. Dünya ve insan üzerine görüşler içermeyen herhangi bir din yoktur. Din, tüm sosyal kurumların da kaynağıdır. Bu anlamda hukuk, iktisat, ahlak, sanat vb. gibi kurumlar kaynaklarını dinden almışlardır. Din yalnızca insan düşüncesinin oluşumuna katkıda bulunmakla kalmamış, aynı zamanda bir takım fikirlerle onu zenginleştirmiştir.</p>



<p>Durkheim 1897 yılında yazdığı ve sosyal olaylar olarak intiharları inceleme konusu yaptığı “İntihar”(le Suicide) adlı eseri intiharlarla dini inançlar ve hayat arasındaki ilişki üzerinde durmaktadır. Dinin çeşitli sosyal olaylar üzerindeki etkilerinden söz eden Durheim, dine bağlılıkla intiharların azlık-çokluğu arasında ilişkiler bulunduğunu ortaya koymaktadır. Almanya’da intiharla ilgili olarak yapılmış istatisliklerden hareket eden Durkheim, Protestanlığa bağlı olanların Katoliklerden daha çok intihar ettiklerini, çünkü Katolikliğin Protestanlıktan çok daha fazla toplumu ve onu oluşturan kişileri birbirlerine bağlayıp bütünleştirdiğini öne sürmektedir.</p>



<p>“Anomi” kavramı ilk kez Durheim’in kullanımı ile sosyoloji literatürüne girmiştir. Modern kültürün, din tarafından sağlanan kontrollerini yıkması bireyde bir boşluk meydana getirmiştir. Modern dünya yıktığı dini kontrolün ve ahlakın yerini başka bir şey ile dolduramamıştır. Bu durumdan kaynaklanan kültürel boşluk birey ve toplumu kararsızlık ve amaçsızlığa itmiştir. Ortaya çıkan bu kararsızlık ve amaçsızlık durumu “anomi” kavramı ile ifade edilmektedir.</p>



<p>Durkheim, ilkel toplumlardan sanayi toplumuna geçişi formüle etmeye çalışır. O, bu iki farklı toplum tipinin iş bölümü ve dayanışma bakımından farklılıklarını ortaya çıkarmayı amaçlar. İlkel toplumlarda işbölümü gelişmemiştir. Bundan dolayı, bireyler arası dayanışma(tesanüd) esasına dayalı “<strong>mekanik dayanışmadır</strong>”. Sanayi toplumunda ise, iş bölümü son derece gelişmiş ve farklılaşmıştır. Bu toplum tipinde dayanışma, birbirinden farklı niteliklere sahip bireylerin toplumdaki farklı fonksiyonları yürütmeleri anlamına gelen “<strong>organik dayanışmadır</strong>”. Mekanikten dayanışmalı toplumdan, organik dayanışmalı topluma geçişte, dinin etkisi azalıp, sekülerleşme artıyor. Ancak Durkheim, bu süreçte dinin etkisinin azalması doğru bulmuyor. Çünkü bu süreç böyle devam ettiği takdirde toplum kollektif bilincini kaybedecek. Durkheim’in, kollektif bilincini canlı tutan toplumlar için kullandığı “bilinçlerin benzeşmesi” tabiri oldukça isabetli bir tabirdir. Bilinçlerin benzeşmesi; bireyin kendisine benzeyen diğer bireylerle birleşerek bir toplumsal varlık meydana getirmesi ve kendisi de bu toplumsal varlığın bir parçası olmasıdır. Bu bir dayanışmayı, concensusu yani toplumsal uzlaşmayı beraberinde getirir. Bu sağlandığı takdirde o toplumun bireyleri, benzer şekilde düşünüp, benzer refleksler göstermeye başlar. Bu da toplum olmak için son derece önemlidir. (Bu duruma örnek verecek olursak, 15 Temmuz darbe girişiminde aziz milletimizin darbeye karşı göstermiş olduğu tutum, kollektif bilincimizin etkin olduğunun bir göstergesidir.)</p>



<p>Durkheim, dinin toplumun bir yapı şartı olduğunu kabul etmekle birlikte, özünü ve başlangıcını rasyonel yollarla açıklamaya çalışarak, din gibi özünde insan ve toplumu aşan ilahi bir gerçekliği insana ve topluma indirgemekte; dinin öznesi ve nesnesini, tapanla tapılanı birbirine karıştırmaktadır. Çünkü her toplumda, sosyal hayatın, birlikte yaşamanın açıklamakta yetersiz kaldığı bir “aşkın” yücelme ihtiyacı, ilahi âleme doğru bir yöneliş bulunmakta ve din de özünü buradan almaktadır. Dukheim’in eleştirildiği yönlerinin başında bu husus gelmektedir.</p>



<p>Durkheim’in, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundaki felsefede rolü oldukça büyük olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün fikir babası olarak kabul edilen Ziya Gökalp’ın aracılığıyla bu etki sağlanmıştır.</p>



<p><strong>Kaynak: </strong></p>



<p>Özcan Güngör; Basılmamış Ders Notları</p>



<p>Niyazi Akyüz, İhsan Çapcıoğlu; Ana Başlıklarıyla Din Sosyolojisi</p>



<p>Marten Slattery; Sosyolojide Temel Fikirler</p><p>The post <a href="https://dinsosyolojisi.com.tr/emile-durkheim-1853-1917-fonksiyonel-din-sosyolojisi/">Emile Durkheim (1853-1917) Fonksiyonel Din Sosyolojisi</a> first appeared on <a href="https://dinsosyolojisi.com.tr">Din Sosyolojisi</a>.</p>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://dinsosyolojisi.com.tr/emile-durkheim-1853-1917-fonksiyonel-din-sosyolojisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
	</channel>
</rss>
